top of page

GÜNÜN RENGİ

  • 8 Haz
  • 1 dakikada okunur

   Bir sabah, kapısını açtığında paspasın üzerinde tek bir beyaz papatya buldu. Etrafına baktı; sokak boştu. Çiçeği bir bardağa koydu ve işine gitti.

   Ertesi gün kapısında bu kez bir kırmızı karanfil vardı. Sonraki gün sarı bir lale. Günler haftalara dönüştü. Her sabah farklı bir çiçek onu bekliyordu. Mahalledeki komşularına sordu, güvenlik kamerası olan dükkanlara baktı, ama çiçekleri bırakan kişiyi bulamadı.

   Başlangıçta merak ettiği bu durum zamanla hayatının en güzel alışkanlığına dönüştü. Sabahları kapıyı heyecanla açıyor, gününün rengini çiçekten öğreniyordu.

   Bir kış sabahı, kapısının önünde çiçek yerine küçük bir not buldu: ‘’Bu çiçekler seni mutlu etsin diye değil, yalnız olmadığını hatırlatmak içindi.’’ Notun altında isim yoktu…

   Gözlerini sokağa çevirdi. Yine kimse görünmüyordu. Ama o gün ilk kez, çiçekleri kimin bıraktığını öğrenmek istemedi. Çünkü bazen bazı sırlar, çözüldüklerinde değil, kaldıkları halleriyle güzeldi. Ertesi sabah ise kapısında tek bir beyaz papatya daha buldu…

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page