İÇİMDEKİ MAVİ
- Zeynep Demirbilek
- 18 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 25 Ara 2024
‘’Son bir ayda buraya üçüncü gelişim. Asansörde çalan müziğin desibelini hatırlayacak kadar çok yani. Anıları fotoğrafla ve müzikle yakarım ben. Gerekli gereksiz çok şeyi hafızamda barındırmamın sebebi bu olsa gerek. Asansörü beklerken, güftesiz klasik müzikle karşılaşacağımı bilsem de, şöyle hareketli bir doksanlar şarkısı olsa diye de içimden geçirmeden edemiyorum. Ne de güzel yıllarmış, iyi ki kıyısından köşesinden de olsa yakalamışım. Yaşarken değerini bilmez, anı halini alınca da kutsarcasına anlam yükleriz; bu huyumuza sinir oluyorum. Bir de alakasız zamanlarda aklıma gelen davetsiz misafirlere, tıpkı şu an da olduğu gibi. ‘Sevgili Yıldız ehemmiyet sıranı iyi belirle, şu an iş için buradasın, lütfen buna odaklan’ Zaman zaman bu konuda kendimi telkin etmek zorunda kalırım.’’
‘’ Her gelişimde ayrı bir odada ağırlanıyorum. Bunun müsaitlikle alakalı olmadığını düşünüyorum. Lanse ettikleri konuya göre bir alanda karşılanıyorum. Üçünün ortak yönleri de var. Kapının açılmasıyla karşıda görülen duvarın üst kısmını tamamen kapsayan büyük şirket logosu. Sağ taraftaki duvar yerine cam bir bölme ve bir kitaplık. Üç kitaplıkta da, ne var ne yok göremesem de; kendi içinde farklılıklar gösterdiğine eminim. İlk görüşmemizdeki odada Cin Ali serisi vardı belki, ikinci görüşmede artık yürüyebilen projeleri temsil eden Şeker Portakalı mesela. Bugün bulunduğum oda ise Yaşar Kemal alanı, İnce Memed serisi, o seviye yani. Kapının açılmasıyla beraber silkinip kendime geldim.’’
‘Merhaba Yıldız Hanım, Abdullah Bey’in toplantısı biraz uzayacak. O sırada size ne ikram edebiliriz? diye sordu.
‘Teşekkür ederim, su alabilirim dedim.’ ‘’Randevuya sadık kalmamak da nedir? Ya da gel kendin belirt mahcubiyetini. O kadar önemliyse zamanlamayı iyi ayarla, kendimi iyice doldurmayayım bari.’’
‘’Bazen yanlış zamanlarda insanlara gereksiz tepkiler veririz ya; hizmet sektöründe çalışan insanlar bu durumdan en çok payını alanlar galiba. Adam bana su getirmiş, konunun onunla ne alakası var, teşekkürün yanında küçük bir gülümsemeyi hak etmiyor mu, bence hak ediyor Yıldız; burada işe başlarsam bu beye hep çok iyi davranacağım, yemin içtim.’’
‘’Yaklaşık yarım saatlik bir beklemenin ardından Abdullah Beyler teşrif bulundu. Sinirliyim ve ona haddini bildirmek istiyorum. Lakin bu işe ihtiyacım var, şu an görüştüğüm tek yer burası. Adamcağız nefes nefese kalmış, asansör bir türlü gelmeyince dört katı yürüyerek çıkmış beni daha fazla bekletmemek için. Bu bir hafifletici sebep olabilir mi bilemiyorum ama pamuk gibi bir adam olduğunu biliyorum. Böyle ne desen kabulü yani, bu tatlılıkla nasıl bu kadar üst düzeyde bir yönetici olabilmiş aklım almıyor.’’
‘Yıldız Hanım biz ekibimizle son bir değerlendirme yaptık, sizin içinde hala uygunsa biz sizinle çalışmaktan çok memnun oluruz.’
‘Abdullah Bey, kararlar karşılıklı.’ desem de çalışma nedenimden bahsediyordum. ‘’Ne kadar maaş alacağım bu işle ilgili en merak ettiğim şeydi, kalanlar kısmen de olsa detay olarak incelenebilirdi belki.’’
‘’Sonrası hızla gelişti, önce ekiple küçük bir toplantı, ardından muhasebe bölümüne geçiş; işin en lezzetli yanı. Maaşımın tahminimden nerdeyse yarım kat fazla olması.’’
‘Tanıştığımıza memnun oldum, teşekkür ederim, görüşmek üzere…’ ‘’Muhasebeci beye aklıma gelen her türlü iltifatı etmek istesem de duracağım yeri bildim neyse ki.’’
‘Avans aldığıma göre, bunu kutlamak lazım gelir değil mi? Evet Yıldız bunu hak ettin, ışığın pırıldasın…’

.png)
Yorumlar