SEVGİLİ GÜNCE ''PAZARTESİ''
- Zeynep Demirbilek
- 8 Ara 2024
- 1 dakikada okunur
Bir seyahatname yazmak istedim… Anılarım canlandı. Sonra hayallerim. Biri acısıyla tatlısıyla geride kalmıştı. Diğeri ise ne zaman olacağı belli olmayan hatta olup olmayacağı dahi belli olmayan bir zaman dilimine aitti. Bunu idrak edince ‘’şimdi’’nin kıymetini anlıyordu insan. ‘’Şimdi’’ de bir yolculuk… Şimdiyi kaleme almak... Ve şimdiye en fazla ayna tutan kendime. Kendi iklimimde bir seyahat olacaktı. Düşündüm, düşündükçe sayısız resim belirdi zihnimde ve kalbimde.
İlk olarak deneyimlerime gittim. Tecrübe ettiğim, bazen bir şeyler öğrendiğim, kimi zaman sayesinde büyüdüğüm, zaman zaman da bana acı vermiş yollara. Her şeyin geçtiğini gördüm. Bu güzel de bir şeydi. Renkli anılarımsa daha canlı gibiydi. Bazen de hiç ummadığım bir yerden halen kanayan bir yaraya gülümsedim. Onun hayatımda nasıl bir yer edindiğini görünce, elbette bir bildiğim varmış ki yaşamışım bunu da dedim. Pişmanlık hissetmiyordum, keşkelerle dolu değildi kaldırımlarım ama bir daha aynı yerden geçmek istediğimde olmuştu. Tekrar cana kana bürünmesini tercih etmeyeceğim olaylar, duygular, yer yer kişiler.
Hikayemi ağaçlar da süslüyordu. Bunları kim diktiyse eline sağlık diyordum. Her adımda bir çiçek hatta. Bazıları ezilmiş, üzerinden geçilmiş, bazıları bunun aksine rengarenk, belki dekoparıp saçıma takmak istediğim. Onlar bana umut vermişti, şevklendirmişti. Hep olsunlar istediğimi fark ettim. Ama onların yaşaması için de sulamak gerekiyordu, bunu biliyordum. Belki de böyle iç açan manzaralarla süslü patikaların kıymetini bilebilmek için bazı bazı da keskin virajlardan geçmek gerekiyordu. Gelen olumsuzlukları sabırla karşılamak, geçeceğini bilerek sağlam durmak gerekliydi. Cıvıldayan anları, anıları, güzergahları da mutluluklakarşılayıp, kıymetini bilmek boş geçmemek şarttı.
Bir seyahatname daha ne derece etkili olabilirdi ki… Aradığım her ne varsa kendimde bulmuştum. Kendi kendimin kılavuzu olmuş, kendimle mutlu olmuş, kendi kendimin yaralarını sarmıştım. Kendimden öğreneceğim o kadar çok şey vardı ki…Ve en eşsiz yanı da şuydu, bu seyahate istediğim zaman tekrar tekrar çıkabilir, benliğime ve hayata dair yeni yeni şeyler keşfedebilirdim. Huzur dolup, her defasında daha büyük bir olgunlukla devam edebilirdim.
Bu benim hayatımın en değerli yolculuğuydu. Ara sıra şoför koltuğuna oturmak konusunda kendimle anlaşmıştım. Ne denmişti; ‘’Seyahat edin, sıhhat bulursunuz’’. Bu sözde hem fikirdik. Başka rotalarda görüşmek üzere…

.png)
Yorumlar