ÇITIR MESUT
- 18 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 25 Ara 2024
‘’İsminizi öğrenebilir miyim lütfen?’’
‘’Ne oldu şaşırdınız, zor bir yerden mi geldi soru?’’ derken heyecan ve ona bağlı sinirimi çok belli etmemeye çalışıyordum.
‘’Hayır, bizlerin ismi sizler tarafından pek sorulmaz, simit; simit işte der geçersiniz siz insanlar.’’
‘’Beyefendi bugün sizinle belki de normalden biraz farklı bir alakamız olacak, bundan sebep isminizi bahşederseniz daha rahat anlaşabiliriz.’’
‘’Ben Mesut, Bahtiyargillerden; ahahaha (sizler bizdeki espri yeteneğini de yabana atarsınız mesela). Mesut, Mesut İPSAVAR. ‘’
‘’Mesut Bey tanıştığımıza memnun oldum. Ben hemen konuya girmek istiyorum. Şimdi bu satıcının ne olduğunu çözdüm ben, insanları da bu konuda bilgilendirmek istiyorum, en nihayetinde ortada görevi kötüye kullanma söz konusu, ben canımdan bezdim desem yeri.’’
‘’Bir soluklanınız beyefendi, adınızı bahşederseniz öncelikle, ben de memnun olacağım.’’
‘’Kusura bakmayın artık duygularım tavan yaptı. Ben Memed, ben de incesinden değil, Mehmet AKÇAĞ.’’ Espriye espiriyle karşılık vermenin zaman zaman konuşmayı ısıtan bir yanının olduğunu düşünürdüm. Fakat buradaki amacım tamamen kendisiyle ilgileniyor olduğumu göstermekti.
‘’Mehmet Beycim satıcı dediğiniz simit satıcısı doğru anlamış mıyım? Derdiniz tasanız nedir Rahim Beyle? Ben de kendisiyle ezan vakti gün ağarırken tanıştım, evvelimiz yoktur. Lakinsanmayasınız ki bayat simit satar.’’
‘’Konu bu değil.’’ diyerek hemen atılıverdim. ‘’Ben öğrendim bu adamın kim olduğunu, anladım demek daha yerinde olur. Herkesi kandırabilir ama beni kandıramaz, öyle kolaykolay tufaya gelmem ben.’’
‘’Kimmiş, söyle de ben de bileyim.’’ Dedi simit heyecan ve merakla.
‘’Sahi bilmez misin? Sizin alemde herkes bilir diye düşünmüştüm.’’
‘’Meraklandırdın beni kimmiş bu bey bizim de bir yerde patronumuz olur, öğrenmeye hakkım vardır.’’
Simiti iyice kendime yanaştırdım ve olabildiğince kısa bir sesle, ‘’Sivil polis’’ dedim. ‘’Ben yaklaşık bir yıldır bu yolda yürürüm hep aynı saatlerde, bu adam geliş gidişlerimi takip eder. Tabi ben çok geçmeden aydım duruma. He diyeceksin ki sana ne neden bu kadar ilgileniyorsun, bir suçumuz yoktur evel Allah.’’ Hızla konuşurken kendimi tam ifade edemediğimi düşünsem de kaldığım yerden devam ettim. Konuya girmiştim bir kere. ‘’Ben taa senden önce bir kediyle martı ile de bu konuyu konuştum, bir sonuca ulaşamadım. Benim yaşama alanımı kısıtlıyor. Ben bilerek sabahın kör vakti çıkıyorum ki sokağa kimseler olmadan rahat rahat şarkılarımı söyleye söyleye yürüyebileyim. İşte sizin patron buna engel oluyor, huzurumu bozuyor.’’ Diyerek nerdeyse hiç nefes almadan durumu özetledim.
‘’Anladım Memed Efendi, peki benden ne istersin? Meğer bizim satıcı komser Colomboymuşhaa…ben de senden öğreniyorum Mehmet bey kardeşim ne diyeceğimi de bilemedimesasında.’’
‘’Çok gizli bir konu zaten anlayacağın üzere, demek sende vakıf değilsin. Neyse ben bu konuyu hallederim, kimse benim öyle canımı sıkamaz.’’ Derken yeni planlar kurmanın peşinde olduğumun sinyalini de vermiştim. ‘’Sevdim seni, ben bir ayran alayım da birlik olup, iki sohbetin belini kıralım…’’

.png)
Yorumlar