top of page

ÖZGE VE EBRU

  • 8 Haz
  • 1 dakikada okunur

   Bazı dostluklar kelimelerle büyür. Bazıları ise sessizlikle kök salar…

   Ebru ve Özge ile geçirdiğim zamanlardan aklımda kalan en güzel şey, çoğu zaman konuşmaya ihtiyaç duymayışımızdı. Aynı masada oturup saatlerce susabilirdik; yine de ne düşündüğümüzü, neye güldüğümüzü, neye üzüldüğümüzü anlardık. Bir bakışın, yarım bir tebessümün, hatta derin bir nefesin bile anlamı vardı. Sanki kelimeler aramızdaki mesafeyi kapatmak için değil, sadece sessizliğe eşlik etmek için vardı.

   İnsan bir çok konuşmayı hatırladığını sanır. Aslında hafızada kalan şey sözcükler değil, hislerdir….

   Bugün dönüp baktığımda konuşmalarımızın çoğunu hatırlamıyorum. Ama birbirimizi anlamanın verdiği huzuru hatırlıyorum. Kahkahaları ardından gelen sessizliği, hiçbir şey anlatmadan anlatabilmeyi, aynı anda aynı şeyi düşünüp unutmayı hatırlıyorum.

   Belki dostluk tam da budur. Konuşulanların kaybolması, ama konuşmadan anlaşılanların yıllara meydan okuması. Kelimeler zamanla kaybolur; fakat insanın içinde bıraktığı iz, sessizce yaşamaya devam eder.

   Ebru ve Özge’yi düşündüğümde aklıma gelen de tam olarak bu: Unutulmuş konuşmaların arasından hala duyulan o tanıdık sessizlik…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page